Kafamda bir proje var,bulunduğu alanda alternatif olacak bir proje.
Harekete geçme sebebim eksikliğini hisstttiğim seyleri gidermek olacak,katılımı da bu yolla sağlayabileceğime inanıyorum. Proje için teknik konularda da yeterli olduğumu hissediyorum.
“Katılım var,teknik işler tamam,öyleyse sorun?”
Tırsıyorum. İki şeyden.
1. Popüler kültürden tırsıyorum,benim eksikliğini hissettiğim şey diğer insanlar için de bir eksiklik. Ancak alternatif olacağım grup bu alanda oldukça popüler,örneğin bu grubun elebaşlarından biri Facebook’da saçma sapan,bir anlamı olmayan tek kelime paylaşıyor,yorum sayısı o kadar çok ki yorumları görmek için başka bir sayfa açmanız gerekiyor,durum o kadar vahim yani.
2. Kendimden tırsıyorum,çevremdeki insanlardan biraz daha farklı bir yapım var,bir işi düşünmeye başladım mı o benim hayatımın meselesi haline gelir,varımı yoğumu ona harcarım,bu sadece para değil,paradan daha önemli,tüm zamanımı harcarım. Ve gerçekten zaman yok.
“Öyleyse?”
Öyleyse yapmayacağım diyesim var,diyemiyorum.
Diyemiyorum çünkü sosyal bir sorumluluğum var,bahsettiğim grubun alanda tek olması,tekel olması sebebiyle hiçbir iş yapmadan bu durumdan nemalanmasını hazmedemiyorum,bu onları kıskanmak değil,keşke işlerini düzgün yapsalar da beni günlerce düşünmekten mahrum bıraksalar.
Emin olun bu işi alternatif olarak yapmak zor iş olacaktır.
Bunun yanı sıra bana alternatif olma konusunda gelen insanlar var,bir talep var ortada yani,kendi düşüncelerimi,inançlarımı geçtim,onların ihtiyaçlarını karşılamak durumundayım.
Ayrıca gelecekte bir pişmanlık yaşamak istemiyorum,geçmişi düşündüğümde acaba yapsak ne olurdu sorusu insanı cidden çıldırtır. Hele ki gözlemlediğim kadarıyla taban da bu alternatife sıcak bakıyorsa…
Olayı başka bir açıdan ele alalım,dünaydaki alternatifleri düşünüyorum,Linux var aklımda mesela,bir inançla,bir ihtiyacı gidermek için,felsefi değerlerle yola başladı,karşısında popüler kültürün besleyicilerinden Microsoft vardı.
Şu an Google,Akamai,Münih Belediyesi vs… gerek sunucularında gerekse ofis bilgisayarlarında Linux kullanıyor,ortada bir de Microsoft’un sunucularında Linux kullanıdığı iddası var,o yalan.
Google,piyasaya çıkmadan önce Larry Page ve Sergey Brin arama motorlarında yeni fikirler denemek için Yahoo ile görüştü,Yahoo’nun kurucusu David Filo onları küçümseyerek ve onlarla alay ederek ofisinden gönderdi.
Google şu an internet alt yapısı sağlayacak bir konuma geldi.
Evet,verdiğim iki örnekte de benim proje için olan düşüncemle ortak bazı şeyler var;
Ortada bir ihtiyaç,bir eksiklik var ve hakim kuruluşlar,gruplar bunu önemsemiyor,tekel olmanın verdiği rahatlıkla asgari iş yaparak azami fayda sağlıyorlar,sonunda alternatif konumuna düşüyorlar.
İşin içinde eksiklikleri gidermek,ihtiyacı karşılmak üzere hayata geçen fikirler olduğu için taban bunu çok çabuk benimsiyor ki bu katılım noktasıdır,alternatif durumu düşmekle kalmayan o nemacılar aynı zamanda piyasada tutunabilmek için tekrarcı duruma düşüyorlar.
Gebersinler…
Bugün güzel bir gün,güzel bir alternatifle bitirelim;
Buradaki bacılar BBC Radio 1 için Beggin parçasını yorumlamışlar. Adları Rochelle, Vanessa, Mollie ve Una.
Şimdi akla takılabilir Google çok mu farklı bir zık? Hangi tuşa bassan kaydediyor,istatistik yapıyor!
Tamam işte süper,bu işi yapan adam bu iş tehlikeli demiş,uğraşmayın işte! Üstelik sadece bu değil tehlikeli olan.
Bir alan düşünün,kişiler kendi bilgilerini,siyasi ve dini görüşlerini,konumlarını hatta etkileşimde oldukları kişilerin de aynı şekilde bilgilerini çoğu zaman fotoğraf ve videolarla sürekli güncelliyor yani bi anlamda kişisel güncel bilgi deposu.
Kişiler kendilerini fişliyor!
Sizce bu en çok kimin işine yarar?
İstihbarat örgütlerinin…
Adamların öğrenmek ve doğrulatmak için aylarca uğraşacağı şeyleri sizler birkaç tıkla onlara veriyorsunuz.
“Ama benim profiliim kapalıııı,arkadaş olmadan görülemeeez.“
Kaşar.
Senin profilinde değil ya kimsenin gözü ama yine de açıklayayım,şifre çalmaktan fake hesap oluşturmaya,sistem açıklarından,yetkisiz bilgi paylaşımına kadar birçok yol var profil görüntülemek için.
Yetmedi mi?
2004 yılında Bill GATES’e İstanbul’da katıldığı konferansta bir soru soruldu;
“Microsoft’un istendiğinde kullanıcı bilgilerini CIA ve FBI ile paylaştığı doğru mu?”
““
Evet sadece gülümsedi,koca Bill bunu yapıyorsa bunu yapmak için geliştirilmiş bir şirketin yöneticileri bu bilgileri nasıl paylaşmasın!
Çok mu komplo kurduk?
Peki günlük hayata dönelim,Facebook insanları skor delisi insanlar haline getiriyor. İnsanlar oy almak için tamamen tribünlere yönelik oynuyor. Paylaşılan şeyin kalitesini aldığı beğeni sayısı belirliyor,insanlar beğenilecek şeyler paylaşıyor.
Tehlike?
Dün birileri sadece beğenilecek şeyler yapsaydı bugün bilim,sanat,edebiyat,teknoloji,siyaset ya da bugünü oluşturan ne varsa olmazdı,hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim,bugünü oluşturan şeyler aslında dünün beğenilmeyenleridir. Bugün herkes beğenilmek uğruna sadece bugünün beğenilecek şeylerini birbirinden tekrarlıyor.
Bu nereye kadar devam edecek,yarına ne iletebileceğiz?
Hadi bu kadar sorumlu olmayalım,gündelik sıkıntılarından bahsedelim,sayfanızı açtığınızda gözünüze sokulan onlarca kişisel zırvalık cidden midenizi bulandırmıyor mu?
“Ama onun amacı ooou,sosyal paylaşııııım.“
Sus artık kaşar!
Evet bu kadar şikayetçiysem girmem olur biter,gözüme girmez bişeyler.
Tamam,ben sildim hesabımı,kendi gözümü kurtardım.
Ama ya o kaşarın çocukları?
Yarın birgün,öyle bir annenin çocuğu olmakla zaten maça yenik başlayan o çocuk o yorumları okuyarak,o fotoğraflara bakarak nasıl bir insan olacak?
Onu da geçtim annelerinin saçma sapan fotğraflarına daha da saçma sapan çoğu tek kelimelik,onlarca yorumu okuyunca annesi hakkında ne düşünecek?
Bugün benim kadınlara olan bakış açımı,kadınlarla olan ilişkimi,ilişki şekillerimi belirleyen temel şey annemle olan ilişkimdir. Bugün ben,bir türlü susmayan o kaşara kaşar diyebiliyorsam bu annemin,yaşamında uygulayarak bana edindirdiği bir takım değerler sayesinde gerçekleşir.
Açık söylüyorum benim annem o kaşarlardan biri olmuş olsa ya onlara tapardım ya da kaşarlardan nefret ederdim.
Nitekim Amerika’da son of the bit.h seri katiller genellikle fahişeleri öldürmektedir. Seri katillik genetik bir olay ancak popüler kültürü seviyoruz,gelecekte,günün birinde,bana sürekli cevap veren kaşarın oğlu çıkıp kaşarları aynı tip yöntemle,seri olarak öldürmeye başlayabilir.
Belki seri katilliği genetik şekilde almamış olur ancak seri katil popülerliğini taklit edip popüler olma konusunda annesine çekebilir,maazallah.
“Her işte bir genetik,kaşar maşar da dedi,töbe yarabbi.”
Popüler kültür ve onun Facebook gibi uygulamarı sağolsun,ya kaşarlar cevap veriyor,ya da sofiler,seç beğen al.
Son Yorumlar