Heteroseksüel Terörü
Kasım 30, 2010
11 yorum
Hiç unutmuyorum daha 5 ya da 6 yaşlarındaydım, babam durup dururken o ünlü konuşmalarından birini yaptı;
- “Oğlum eşcinsellik çok kötüdür, eşcinsellik insanları hasta eder.”
- “Eşcinsellik nedir baba?”
- “İki erkeğin dudaktan öpüşmesidir oğlum.”
Küçüklüğümüzde bizlere dikte ettirilen şeyler ne kadar gerekliydi, gerçekten emin değilim. Toplumun bireyselleşme aşamasında olan çocuklara bir eğitim vermesi kaçınılmazdır ancak bu noktada çocuk kollektif bilinçten olabildiğince uzak tutulmalıdır.
Bu iki açıdan çok önemlidir; ilk olarak kollektif bilinçle büyütülen çocuklar bu bilinç çerçevesinin dışına çıkıp düşünemezler, bu durum gelişmeyi ve değişmeyi engeller, ikinci açı ise kollektif bilinç çerçevesinde büyütülmüş çocuklar toplum içinde farklı olan kimselere/ gruplara farklı oldukları oranda tepkide bulunur.
Mesela?
Örneğin kaçımız gay bir çift gördüğünde bunu içinden kınamaz? Peki, bunların öpüştüğünü düşünün, hala kaçımız kınamıyoruz?
Peki neden kınıyoruz?
İğğrenç geliyoo, o ne biçim erkek, ıyyy.
Kınıyoruz çünkü bize tam olarak bu öğretildi.
Aslında kınamadaki olay çoğunlukla güç kavramı ile alakalı.
Avcı- toplayıcı yapı insanoğlunun evrim sürecindeki kırılma noktalarından biridir, bu dönemde erkekler ava çıkar, kadınlar ise yaşanılan alanın çevresinde bitki, ot, meyve toplayıcılığı yapardı, topluluğun temel besinini erkeğin avladığı hayvanlar oluştururdu, durum tarım toplumuna geçildiğinde de değişmedi, hayvanlara çobanlık etmek, tarlayı sürmek, ekmek, ürünü toplamak, hepsi kas gücü gerektiren işlerdi, durum sanayi toplumunda da böyleydi, günde 17 saat havasız ortamlarda tonlarca kiloluk ağırlıklarla çalışmak, demirden trenler üretmek, kazanlar inşa etmek, gemiler yapmak… Ayrıca tüm bu zamanlar boyunca korunma ve güvenlik de kas gücü ile sağlanan şeylerdir. Kısacası insanoğlunun evrim sürecinde erkeğin gücü hayatta kalmanın güvencelerindendir.
Kas gücü erkekte, güce tapınalım, erkeğe tapınalım…
İşte kollektif bilincin eşcinsellik temelleri bu düşünce ile atılıyor ve erkek eşcinselliğine karşı çok daha sert tepkiler gösteriyor.
Örneğin kaçımız lezbiyen bir çift gördüğünde bunu içinden kınar? Peki, bunların öpüştüğünü düşünün hala kaçımız bunu kınıyoruz?
İtiraf edin, erotik bile buluyorsunuz.
Peki mantıken ne farkı var? İkisi de hemcinsinden hoşlanıyor.
Fark erkeklik ve güç ile alakalı. Bu yüzden ayrımcılık yaşanıyor. Üstelik bu ayrımcılık sadece eşcinseller arasında değil, toplum içinde de fazlasıyla yaşanıyor, bu durumdan büyük haksızlıklar doğuyor.
Zorunlu askerlik tartışması bir yana bence eşcinsellik bir hastalık değildir, bu yüzden isteyen eşcinsel gidip askerlik yapabilir ancak eşcinsel olduğu için askerlik yapmamayı becerebilen kişileri çok zorlu bir süreç beklemektedir;
“D/17 F–4
BU RAPORU SENELER ÖNCE BENDE ALDIM,ALMAZ OLAYDIM.HEP İYİ TRAFINDAN BAKMAYIN OLAYA , RAPORU ALINCAYA KADAR CEKİLEN CİLE AYRI ,
RAPOR ALINDIKDAN SONRA HAYAT BOYU CEKİLEN CİLE AYRI.FEMINEN BİR TİP DEĞİLİM.HİÇ BELLİ ETMEDEN ASKERLİKDE YAPA BİLİRDİM.AMA ORADAKİ ORTAM ASKERLİK YAPAMAYACAGIM KANAATİNE VARDIRDI BENİ.AYNI SURECI BENDE YASADIM , PİSİKATYR SERVINDE GECEN 15 GÜN – ANAL MUAYENE – ILISKIDE CEKILMIS RESIM – MINESOTA KISILIK TESTİ-VE CÜRÜK RAPORU ELIMDE .SONRASI, ASIL OLAY BUNDAN SONRA
GECENIN BIR VAKTI ELINDE RAPORLA SURIYE SINIRINDE BIR KARAKOL KAPISINDA KENDINI BULAN BİRİ.!! VE HAYATI BOYUCA KARSISINA CIKACAK BIR KAGIT PARCASI .YENİ BİR İŞMİ ARIYORSUN , FABRIKAYA MI BASVURACAKSIN , DUA ETDE TERHIS BELGESI ISTEMESINLER !!
D/17 F–4 NE SEKILDE IZAH EDECEGİNİZİ ŞİMDİDEN DÜŞÜNÜN.RAPORLU EŞCİNSEL OLMAK,EŞCİNSEL OLMAKDAN DAHA ZOR. KENDİ İŞYERİNİZ YADA AİLENIZDE PARA GELİRİ YOKSA , SİZE TR DE HAYAT YOK !! İŞİN BİRDE ACI YANI VARKİ TRAJİ KOMİK // BİR AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKESİNE İLTİCA İÇİN 1. DERECEDEN KABUL GEREKCESİ….
VARMI AVUSTURYADA YARDIMCI OLABILECEK BİRİ ? BEN GİDİYORUM TR-DE EŞCINSELLERE ( CÜRÜKRAPORLU) İŞ YOK..”
Lütfen empati yapalım, doğdunuz, büyümeye başladınız, daha ilk zamanlardan karşı cinse karşı bir eğiliminiz var, örneğin daha bebekken kadın ve erkeğin kokusunu ayırt edebiliyorsunuz ve bu ayrıma göre gittikçe artan şekillerde karşı cinse ilginizi belli ediyorsunuz, belli ettikçe toplum sizi uyarıyor, devam ederseniz toplum size yaptırım uyguluyor, karşı cinse ilginizi açıkça gösterirseniz sizi linç etmeye çalışıyor sonra zaman geçiyor ve sistem sizi zorunlu hizmete çağırıyor ancak burada bir sorun var, heteroseksüel iseniz bu zorunlu görevi yapamıyorsunuz ve bu hastalaığınızı sizden sevgilinizle ilişkiye girerken suratınız ve cinsel organlar görülecek şekilde ilişki halinde fotoğraflarla kanıtlamanızı istiyor, fotoğrafları götürüyorsunuz, bunlarla oynanmış video getir diyorlar, getiriyorsunuz, 15 gün hastalığınızı onaylayacak heyetlerin önünde aşağılanıyorsunuz ve sistem sonunda karar veriyor, “D/17 F–4″ , ve hayata geri dönüyorsunuz, iş başvurusunda bulunuyorsunuz, sistemin zorunlu hizmetlerin tammıymış diyorlar, götürüp belgeyi ellerine veriyorsunuz, orada bu kişi heteroseksüeldir, ileri psikoseksüel kişilik bozuklukları vardır, çürüktür! diyor… ve sizin tek suçunuz doğuştan beri karşı cinsten hoşlanmak…
Lütfen düşünelim, yukarıdaki süreçte karşı kelimesini hem ile heteroseksüeli homoseksüel ile değiştirdiğimizi, hala aynı oranda haksız gelmiyor mu?
Yukarıda yaşanan sürecin insan hakları, özel hayatın gizliliği gibi ihlallerinin dışında benim dikkatimi bir şey çekti, homoseksüellerden alınan fotoğraflar ve videolar…
Peki o materyallere ne yapıyorlar?
Evet, bu durum öncelikle Der Spigel’in dikkatini çekmiş, ilginç bir durum çıkmış ortaya, Genelkurmay olayı “biz materyal istemiyoruz” noktasında yalanlamış; o kadar insan yalan mı söylüyor? O kadar materyal kanıt olarak alınmış, bunları neden imha ettik demiyorlar?
Şşş seni duyabilirler…
Neyse, homoseksüellikten ayrı olarak bir de transeksüellik olayı var, kişi karşı cinsten hoşlanmaktan çok kendini karşı cinsmiş gibi hissediyor, karşı cinsin kıyafetlerini giyip o cinsiyettenmiş gibi davranıyor.
Travestiler, transeksüeller…
Hiç düşündünüz mü travestiler neden hep fuhuş yapar?
Ben de bir dönem haberlerde gördüğüm kadarı ile transeksüelleri fahişelikle eş tutardım, sanki bir insan kendini karşı cinsten hissedince aynı zamanda yol kenarlarında fuhuş da yapmak ister sanırdım, Türk medyası sağolsun…
Özellikle erkek doğup kendini kadın hissedenler fahişe oluyor çünkü bunlara aileleri genelde sahip çıkmıyor, sistem zaten hasta kabul ediyor, bir meslek edinene kadar bu eğilimini saklayabilmiş ise bu defa bu eğilimlerini açıkladığında da mutlaka bir şekilde işinden uzaklaştırılıyor.
Kim bir transeksüeli çalışan olarak alır ki?
Adamlar yapmış abi…
Tüm bu yaptırımlara, ayrımcılıklara, homofobiye rağmen toplumda özellikle transeksüel ve travestilere karşı büyük bir ilgi var, gündüz onlara yaratık muamelesi yapan gece olunca onlara tapan bir kitle var. Bu tipler sokakta gördüğü uzun saçlı öğrencilere laf atan, fırsatını bulursa döven, hep kravatsız takım elbise giyip, racon kesen tipler.
Korkularıyla, kimlikleri ile yüzleşmekten korkup bunu bastırmak için abartılı erkek rollerine bürünen tipler…
Başımıza ne geliyorsa toplumun ikiyüzlülüğünden gelmiyor mu zaten? Olayı çıkmaza sürükleyen en büyük etmenlerden biri onların bu korkuları… Eşcinsel düşüncelerini, arzularını, fikirlerini zorlukla alt benliğe hapsetmişler, orada zorla tutuyorlar,zorla bastırıyorlar ve en büyük korkuları bu düşüncelerin bir gün oradan fışkırması; o düşüncelerden zevk alıp eşcinsel olmaları…
Bu yüzden çevrelerinde eşcinselleri, transeksüelleri görmek istemiyorlar, bu konular konuşulsun istemiyorlar, tüm bu kişileri iğrenç, sapık, ahlaksız buluyorlar çünkü onlar için eşcinsellik bilinçaltında bir yerde, zorla bastırılmış durumda, onlara göre eşcinseller, transeksüeller bu duygularını bastırAmamış, zayıf insanlar…
Halbuki bu bir tercih değil, bu bir cinsel kimlik, bizler karşı cinsten hoşlanmayı seçmedik, karşı cinsten hoşlandık, bu yüzden eşcinsel de olunamaz, doğulur.
Korkuları boşa yani, faşizanlıkları boşa, ya eşcinseller ya da değil…
Zorla yaptırılan hiç bir şeyden hoşnut olmadım, bugün dünyada ve Türkiye’de güçlü kesimin farklı olan kesime nasıl yaşayacağından tutun da kendilerine ne isim taktıklarına, kendilerini nasıl hissettiklerini söylemelerine varacak oranda, kendi korku imparatorluklarını yaratan bir faşizanlık var;
- “Eşcinsellik hastalıktır, transeksüellik cinsel kimlik bozukluğudur, tedavi olunmalıdır ve hatta siz Kürt değilsiniz, Kürt dediğimiz şey dağ Türklerinin ayak sesinden geliyor, kart-kurt> Kürt! Kürt dediğin olay son 70 yılda çıktı…”
Categories: Hayat
acı, özgürlük, ikiyüzlülük, kaybedenler, popüler olmayanlar, Saçma sapan şeyler, sömürü, sosyal sorumluluk, tehlike



Son Yorumlar