Rahatsız Edici Denemeci
Son günlerde kafamı nereye çevirsem beni oldukça rahatsız eden şeyler görüyorum. Hatta kafamı çevirebileceğim bir alan kalmadı, kafamı gömecek toprak arıyorum.
Etrafımı ve dünyayı bir anda şiddet, vahşet ve kin kapladı. Televizyonun başına geçiyorum olmuyor, bilgisayarı açıyorum olmuyor, dışarı çıkıyorum olmuyor. İnsanların hepsi insan öldürme psikolojisi içinde. Üstelik hepsi haklı olduklarına sonuna kadar inanıyor.
Olay sadece Türkiye’de gerçekleşenlerle ilgili değil, daha bugün Kaddafi’nin videolarını izlemek zorunda kaldım. Uygulanan siyah filtreler bile kan görmeme engel olmuyor. İnsanlığımı korumaya çabalayan biri olarak istemeden de olsa kaybedenlerin, ölenlerin, kanı akıtılanların da yerine koyuyorum kendimi. Saniye saniye ölüm korkusu yaşayan Kaddafi oluyorum önce, yada tezkeresine 50 gün kalan askerin yanında patlayan ilk roketle sıçrıyorum, bir başka asker olup siperime gömülüyor ve G3′e sarılırken geride bırakcağım insanları düşünüyorum veya G3′ün namlusu son gördüğüm şey oluyor, 21′den biri oluyorum ve ben her seferinde ölüyorum.
Ölüyorum çünkü ölmek zorundayım. Ortada kandan beslenen bir çark var. En temeldeki adam bile kan sayesinde para kazanıyor. Şöyle örneklendireyim;
Sabah otobüse biniyorum ve İstanbul yoluna çıkıyorum, gariban adamın teki otobanda karşıdan karşıya geçmeye çalışıyor, yüzlerce bayrağı sırtlanmış gidiyor, o an yine şehit haberlerinin geleceğini anlıyorum. Yoksa o leş kargası o kadar bayrağı ne yapsın? Kızılay’a varıyorum, ondan önce varmış leş kargaları ortalığı panayıra çevirmiş, “gel vatandaş taze bunlaaaaar” dercesine yırtına yırtına şehitler ölmez sloganı atıyorlar ama insanlar ölüyor. Ölen insanlar olmasa bayrak satan o gariban belki de evden çıkmayacak ama insanlar ölünce çıkıp para kazababiliyor. Bir sürü liseli var, bayrak alıp sallayarak terörist öldürebileceğini sananlar var, bayrağı çok hızlı sallayıp kızarıncaya kadar bağırırsa ölenleri diriltebileceğini düşünenler var… Milliyetçi blokları falan hiç saymıyorum bile… Yada silah ve uyuşturucu satıcılarını, insan ve organ kaçakçılarını…
Durduk yerde türeyen bir başka çıkar grubu da sosyal medyada özellikle de Facebook ortamında kendini göstermeye başladı. Bunlar şehit haberleriyle birlikte belirli gün veya saat içinde çok yüksek sayıları hedeflediğini söyleyen gruplar, güncel bir örnek olarak;
“24 Şehidimizin Anısına 1 Saatte 24.000 kişi Oluruz”; “24 Şehidimizin Anısına 24 Satte 100.000 kişi Oluyoruz!”; “24 Şehidimiz için 1 Günde 24 Milyon Yürekli Arıyoruz”…
Hatta şöyle formülize edilebilir;
( n Şehit) Anısına/İçin/Hatrına (Şehit sayısı)/1/24 Saatte (Şehit sayısı)X10.000/100.000/1000.000 oluyoruz!
Ne yazık ki bu tip sayfalar oldukça fazla abone toplayabiliyor, işin komik yanı bu tip sayfaların neredeyse tamamı her seferinde “face gençlik qoppXDD”; “faceqolik qomedi qopmak ğarantie
XDD” gibi sayfalara dönüşüyor ve şikayetler sonucu kapanıyorlar. Ancak her seferinde yukarıda yazdığım formül işe yarıyor; sayısı yüzleri aşan sayıda kişi bu sayfaları beğeniyor.
Olayın içerdiği şiddet, bu şiddetten para ve ya çıkar sağlayan gruplar kadar rahatsız olduğum bir konu daha var.
Şövenizim
Bu video güncel değil ancak mantık olarak bugünkü olaylar için de aynı şeyleri yapacaklarını düşünüyorum. Daha bugün gördüğüm bir başka örnekte de yine taze kaşarlar var, Türk bayraklarına sarılmışlar, saçlar fönlü, etekler mini, arkalarında da enikler yürüyüşe gidiyorlar. Hepsi liseli. Kız ve erkek hepsi abaza. Ve kendilerine göre o kadar haklılar ki kızların ağzından bile küfür biran olsun düşmüyor. Tabi bir de klasik şehitler ölmez sloganları falan…
Aslında kandan beslenen sistemin asıl koruyucuları şövenistlerdir, attıkları içi boş, klişe sloganlarla, öfkeleriyle, saldırganlıkları ve kin duygularıyla olmakta olanı kamufule ederler, işin trajik yanı ise kamufule ettikleri o sistemin de ilk kullandığı yakıt olurlar.
Oynanan oyun çok açık değil mi? Devletin istihbaratı var, uçakları var, insansız gözetleme aygıtları var, tankı var tüfeği var ve aylarca süren hazırlık ve eşgüdümle saldıran SBF’li Aponun kurduğu örgüt bu devletin ordusuna 24 şehit verdirebiliyor…
Yaşamını yitiren tüm kişilerin sevdiklerine sabır diliyorum, sağlığını yitirenler içinse, günün birinde ölmedikleri için pişman olacaklardır, biliyorum.




Çok yerinde bir analiz olmuş, aslında bu konu hakkında konuşmak, yorum yapmak en
azından derinlemesine bir şeyler anlatmak, anlamaya çalışmak bazı durumlarda
anlaşılması zor, olacaktır , kaldı ki buradan açık bir şekilde tartışmakta doğru olmaz ,
diyerek kendimi tutmaya çalışıyorum…
Buna rağmen,
Her insan yaşadığı hayatı , bazı bazı gözden geçiyordur, arada bir geriye dönüp yaptığı
hataları düşünüp , keşke dediği şeyleri , artık asla değiştiremeyeceği şeyleri , düşünüp
bunlar hakkında değerlendirme yapıyordur, ki ileride aynı hataları yapmasın, içinde
bulunduğu şu anki durumun da bir değerlendirmesini, geçmişten günümüze aldığı yolu,
gelişim sürecini , takip ediyor düşünüyordur öyle değil mi ?
Diğer ülkeler değilde en azından bizim insanımız kendini geliştirmek için, çaba sarfediyor.
Bizim insanımız hep hatalarından ders alıyor, geçmişinden gurur duyuyor, aynı hatalara
düşmüyor , büyüklerimiz akıllı, gelecek nesillerini hep düşünüyor, ülkesinin geleceğini
planlıyor, kendi çıkarlarını gözetmiyor, insanlarımız da bunlara , layık davranıyor,
ezbere hareket etmiyor, sonucunu düşünmeden asla konuşmuyor, bir işe başlamıyor,
eğer sonucu her kez için faydalı ise harekete geçiyor, başkalarına bakıp onların ,
ahlaksızlıklarını değilde, iyi yanlarını alıp geliştirmesini biliyor, yaptığı her işte üzerine
artı bir değer katıyor, benim işim görevim sadece bu demiyor, yapacak bir şey yok ,
demiyor, çözüm üretiyor, sorumluluk alıyor, elindeki varlığın hayatın değerini biliyor,
kendine çevresine, sahip çıkıyor.
Öyle değil mi ?
Aslında tatildeyim o yüzden hem onay hem cevap gecikti, kusuruma bakma, ilk fırsatta yorumlara vakit ayırıp cevaplayacağım bilgisayarım yanımda değil çünkü
Burada açık bir şekilde tartışmak doğru olur, düşüncen bir başkasına zarar vermeyecekse kendini engellemene gerek yok sal gitsin.
Bahsettiğin konu içinse şunu söylemeliyim, olay aslında empati ve sempati eksikliğinde yatıyor, bunu bir adım ileri götürenlerde ise bu defa çıkardığı sonuçlara göre davranmama sorun yaratıyor.
İyi tatiller , kusurluk bir durum yok