Arşiv

Posts Tagged ‘Sansür’

Fitneli İnternet

Mayıs 8, 2011 1 yorum

Öncelikle filtreli ve ya filtresiz, ben Türkiye’de internetin bugünkü durumundan memnun değilim.

Filtreden Önce;

 3.Dünya ülkelerinde yaşanan temel sorunları yaşıyoruz, iletişim ve ulaşım gelişmiş ülkelere oranla çok pahallı ve daha pahallı olmasına rağmen ironik olarak hizmet daha kötü. İşin ulaşım kısmını sonra işleyelim, internet için basit bir araştırmanın sonucunda bulduğum ortalama fiyatlar.

Bu fiyatlara rağmen maruz kaldığımız bir diğer zulüm ise adil kullanım saçmalığıdır. Olayı özetlemek gerekirse Türkiye’deki internet sağlayıcıları sunucularındaki trafiği rahatlatmak adına az çok şunu bahane etmektedirler;

-”Sen torrent, jdownloader, ftp alanları kullanıyorsun ve internet trafiğine çok fazla yük bindiriyorsun,  veri indirmeyenlere haksızlık oluyor! Bu yüzden sana, KOTASIZ OLSAN BİLE BİR KOTA UYGULUYORUZ VE KOTAYI AŞTIĞIN ANDA HIZINI 512 KBPS HIZA ÇEKİYORUZ. Sakın yanlış anlama, burada tek amacımız, senin kadar işlem yapmayan kullanıcıların hakkını korumaktır! Eğer ki sunucu trafiğini düşünüyorsak allah bizi taş etsin!”

Ne kadar masumane, ne kadar müslümane…

Ben 10 Mbps KOTASIZ abonelik ücreti olarak ayda 50 tl ödüyorum. Ve bana KOTASIZ OLARAK SATILMASINA RAĞMEN 50 gb indirme kotası uygulanıyor, bunu aştığımda ise 10 Mbps’den 512 Kbps hıza (1024 Kbps=1 Mbps) düşürülüyorum.

-”Ayda 50 gb ne indiriyorsa artık… Tööbe estafurullah töbeee…”

Benim bugünün Türkiye’sinde sunulan internetten şikayetçi olmamın bir diğer sebebi ise zaten uygulanmakta olan site yasakları. Bugüne kadar Türkiye’de en az 12.656 site mahkemeler, savcılıklar ve TİB tarafından engellendi. Engellenen sitelerin arasında porno sitelerin adlarını gördüğünüzde, içinizden belki de adamlar haklı diyebilirsiniz. Ancak site sansürleme işinde benim karşı çıktığım şey, yetkili kurumların yasaları uygulamak üzere site kapatmaları değil; aykırı olan siteleri de kendi dünya görüşleri dahilinde, benim yerime düşünerek kapatmalarıdır. Bu işlemi gençleri, çocukları, Türk aile yapısını, değerlerini vs. korumak adına yapıyorlar. Bahsettiğim türdeki yasaklama işlemi, bununla ilgili yasalara dayandırılarak gerçekleşiyor .

Burada aklıma bir soru takılıyor, günün birinde bazı kimseler, aileyi korumak adına küfürlü, cinsel içerikli, aykırı karikatürleri de yasaklıyoruz derse… O zaman ne diyeceğiz? Bu duruma karşı çıktığımızda “biz interneti de bu yüzden ‘güvenli hale getirdik’, o zaman sesiniz çıkmıyordu, iş sanal ortamda olmayınca mı sorun oluyor?” derlerse ne olacak?

Filtrelemeden önce internetten şikayetçi olduğum bir diğer konu ise yeni yayınlanan yasaklı kelimeler listesi. Buna göre Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı hosting firmalarına ‘yasaklı sözcükler’ listesi gönderiyor ve listede geçen kelimeleri içeren site adlarının yasaklanmasını istiyor.Listeyi inceledim, işte bazı ilginç kelimeler;

“Sisman, Yasak, Hot, Pic (İngilizce’de ‘picture’ın (resim, fotoğraf) kısaltmasi), Yerli, Yetiskin, Hikaye, Haydar(:D)…”

Yani benim sitemin adı denemeciyim değil de hikayeciyim olsaydı, 22 Ağustostan sonra büyük ihtimalle görüşemeyecektik.

Filtreden Sonra;

Filtrelemelerden sonra değişecek olan en temel şey, site yasaklamalarını aşmak için kullandığımız yöntemlerin de, RTE’nin Youtube yöntemi, işe yaramayacak olmasıdır. Daha ileri tekniklerle filtre aşılmak istenirse, filtreler ip tabanlı korunacağı için ister istemez gerekli kurumların veritabanlarına izinizi bırakmış olacaksınız. İnternet sağlayıcılarının devlet standartlarında ve ücretsiz olarak filtreler uygulayabilmesine karşı değilim. İnternet evimizden geçen sokaktır ve tehlikelidir, korunmaya ihtiyaç duyan insanlar olabilir ancak olmazsa olmaz 2 şartım var;

1) Filtreler sadece isteyen kişilere uygulanacak ve kullanıcılar standart(?), aile, yurt içi, çocuk gibi saçma sapan çeşitli paketlerle sınırlandırılmayacak!

2) Filtreler ip bazlı sınırlamalarla korunmayacak, bu sayede kişiler filtreyi aşmaya çalıştığında devlet kurumlarına kendini fişletmeyeceklerdir.

Benim şartlarıma cevap için bakacağımız öncelikli kaynağımız burası, ilk olarak bu açıklamalar üzerinden konuyu değerlendirelim.

4- Güvenli İnternet Hizmeti’ni almak zorunlu mudur?

Güvenli İnternet Hizmeti bir zorunluluk olmayıp, talep eden aboneler alabilecek, talep etmeyenlerin İnternet erişimlerinde ise mevcut duruma göre hiçbir değişiklik olmayacaktır. Bu hizmeti alıp almama, seçip seçmeme konusunda kullanıcıların rızası esas olup, tam bir özgürlük mevcuttur.  

8- Güvenli İnternet Hizmeti’nin seçilmediği durumda ne olacaktır?

Güvenli İnternet Hizmetini tercih etmeyen kullanıcının İnternet erişiminde mevcut duruma göre hiçbir farklılık olmayacaktır. Güvenli İnternet Hizmeti’ni seçmeyen kullanıcı zaten kullandığı İnternet hizmetini aynen kullanmaya devam edecektir.  

9- Güvenli İnternet Hizmeti hangi profillerden oluşmaktadır?

Güvenli İnternet Hizmeti, mevcut Standart profile ilave olarak, çocuk profili, aile profili ve yurtiçi profilinden oluşacaktır.

Standart profil, kullanıcının erişebileceği İnternet site ve uygulamalarına ait bir sınırlamanın olmadığı, mevcut (şu anki) İnternet’e erişim sağlanan profili ifade etmektedir.


Öncelikle 8. maddede geçen ‘mevcut duruma göre hiçbir değişiklik olmayacak’ kısmı yanlıştır, zaten aslında yapılacak olan temel değişiklik ip bazlı engellemedir, kavga buradan çıkmaktadır.  Ben bugün DNS ayarlarımı değiştirip, çeşitli web programları kullanıp, iz bırakmadan yasaklı sitelere erişebiliyorum ancak bu uygulamadan sonra ip bazlı filtreleme ile yasağı aşamayacağım, aşarsam iz bırakacağım. Yani RTE’de artık yasaklı sitelere giremeyecektir. Ayrıca  yukarıdaki ilk iki madde ile üçüncü madde açık bir çelişkidir. Hem kullanmak zorunlu değildir deniliyor hem de ip bazlı engellemenin geçerli olduğu standart gruba otomatik olarak geçileceği belirtiliyor. Kafama takılan bir diğer nokta ise internet sağlayıcılarının/devletin bu filtrelemeden kar sağlayabilme ihtimalinin varolmasıdır. İlgili madde;

5- Bu uygulama ücretli midir?

Bu uygulama ücretsizdir.

Dikkat ederseniz gelecek zamanla ilgili bir durum belirtilmemiş, uygulama tamamen ücretsizdir ve öyle de olacaktır dese yine tamam diyeceğim ancak iş tamamen geçiş süreci için geçerli. Gelecekte internet sağlayıcıları/devlet kurumları, kalkar da daha az sansürsüz paket ya da paketlere fiyatlar biçer ve sansürden kar elde ederse, bu cidden insana koymaz mı?  İşte tüm bu bahsettiğim şeyler ve çok daha fazlasına tepki koymak adına, 15  Mayıs tarihinde saat 14:00′da başlayacak olan eyleme Kuğulu Park’ta katılıyorum. Benim gibi düşünen tüm kişilere de katılmasını öneriyorum. İş sosyal medyada gruplara dahil olmakla bitmiyor, lütfen geç kalınmış olsa da bu duruma karşı sesinizi insanların görebileceği yerlerde yükseltin. Kuğulu’da görüşmek üzere… 

Edit: 15 Mayıs Eylemi Şehir Listesi bahsettiğim eylemin iller için buluşma yerlerini içeren listedir. 

Peki Yutubu kim kapatmış?

Ağustos 1, 2010 8 yorum

“Peki Yutubu kim kapatmış??”

Çocuk aklı denen birşey vardır,çocuklar toplum kurallarına,edinimlere ve şekillendirmelere fazla maruz kalmadıkları için mantıklı düşünüp mantıklı sorular sorabilirler.

Bu çocukta da bunu yaşadık;benden herzaman Youtube’dan  izlediği çizgifilmi açmamı istedi,ona Youtube’un kapatılıdğını söyledim,gözlerini kocaman açıp sinirli ve şaşkın bir ifadeyle yukarıdaki soruyu sordu.

Sanki isim versem gidip dövecek. =)

Ona göre Youtube’un kapatılması için bir neden yoktu,kimin kapattığı daha mantıklı bir soruydu,üzerinde düşündüğümde haklı olduğuna karar verdim ancak bizler,biz büyükler kimler tarafından kapatıldığını biliyoruz,büyük olmamıza rağmen neden kapatıldığını halen  düşünüyoruz,çünkü çok anlamsız.

Youtube neden kapatıldı ve/veya kapatılır?

Türkiye Cumhuriyeti farklı bir cevap veriyor,Çin Halk Cumhuriyeti farklı…

Ancak kapatılma kararında varılan sonuç hep ortak;

“Vatandaşları korumak.”…

Neyden?

Türkiye için;

Atatürk’e ve Türklüğe hakaretten!

Değil.

“Kontrolsüzlük? Broadcast yourself… “

Evet,Youtube’un sloganı bu,“broadcast yourself” yani kendini yayınla.

Muazzam bir olay. Düşünsenize interneti olan hemen herkes kendi televizyon kanalına sahip demektir bu.

Ne güzel.

Herkes için güzel değil!

Haritada görüldüğü gibi bizim ülkemiz de gözaltına alan gruptan yani o ortamda Atatürk’e ve Türklüğe hakaret edilmiş,devlet de biz o ortama girmeyelim,zarar görmeyelim diye bizi gözaltında tutuyor,koruyor.

İki sorum var;

  1. Atatürk’e ve Türklüğe hakaret edildiğini duymak ve ya görmek bize nasıl bir tehdit unsuru oluşturur?
  2. Başbakan bile “Ben Youtube’a giriyorum,siz de girin.” demişken ve bizler DNS numaralarımızı,host dosyalarını,internet tarayacılarımızın  ayarlarını değiştirerek bu yasağı delmeye çalışıyorken bu “korumanın” ne anlamı var?

Cevabı bilen parmak kaldırsın.

İşlenmesi gereken bir diğer konu da Youtube’un neden kapatılmaması gerektiğidir.

Bir ortam,veritabanı,sermaye vs… düşünün ki içinde barıdırdığı materyallerle insanlığın bir nevi hafızası olsun yetmiyormuş gibi sağladığı alan çeşitliliği sayesinde birçok bilgi merkezinin sağlayamadığı materyallere bireysel erişim sağlatsın.

Meselenin özüne geliyoruz;bilgiye eriştirmemek.

Sansür…

Birilerinin sizin iyiliğinizi düşünerek ve sizin yerinize kararlar alarak sizi birşeylerden men etmesi;sizi ethernet kartınızdaki numaralarla gözaltına alması,hapsetmesi.

Ne yapabiliriz?

Öncelikle kişisel çözüm yollarını ele alalım,istediğiniz siteye girebilme özgürlüğünü ve iradesini sizlere alternatif yollarla iade edelim;

  1. Bu siteyi ziyaret edin.

Çözüm için sunulan bu yolda internet tarayıcınıza vekil sunucu ekliyerek hertürlü sansürden kurtulabilirsiniz,inanılmaz kolay bir yol eğer sorun yaşarsanız sağ üst köşedeki “Nasıl Kullanılır” tüm sorularınızı cevaplandıracak;ben bu yöntemi kullanıyorum.

2.Yukarda anlattığım yöntem dışında  sizi reklamlara boğan k/v/g/t…tunnel gibi vekil sunucu servisleri de işinizi görebilir ancak pek tavsiye edilmez,hem geçicidir hem girdiğiniz site yavaş çalışır hem de kapatamıyacağınız ilginç reklamlara maruz kalabilirsiniz.

3.Host dosyasının içini değiştirebilirsiniz ancak bu hem indiridiğiniz host dosyalarındaki kötü amaçlı yazılım potansiyeli açısından hem de sistem klasörlerinde değişiklik yapılması bakımından tehlikeli olabilir

4. DNS numaralarını değiştirebilirsiniz ancak bölge farkı ve zaman içinde bazı DNS numaraları işlevini yitirmektedir.

Bu yöntemlerle ilgili daha fazla bilgi için…

Evet,bireysel özgürlüğü sağladığımıza göre şimdi gelelim sosyal mücadele ve çözüm yollarına,konuya daha başlarken akıllara bir soru gelebilir;

“Bizim yerimize kararlar alan,bizi kendince birşeylerden koruyan bir yönetime karşı nasıl bir sosyal mücadele yöntemi olabilir?

Bana da olamaz gibi geliyor ancak hadi şansımızı deneyelim;

  1. İnternet ortamında gördüğünüz,içinde akıllıca birşeyler yazan anti sansür hareketlerinin tamamına destek verin,sayılar bazen birşeyler ifade edebilir.
  2. Bahsettiğim bu sanal mücadelelerin sokağa yansımaları da olabiliyor bunun bir örneğini 17 Temmuzda Taksimde yaşadık,bireyler,fedarasyonlar,organizasyonlar bu yürüyüşe katıldı,destek verdi,sizler de katılmaya,katılım sağlamaya çalışın.
  3. Kimsenin sizi ulaşmak istediğiniz bilgiden men etme hakkı yoktur,gizlenmesi gereken bilgiler ona göre depolanır,sansür uygulamakla siteler erişilemez hale gelmez,ne olursa olsun unutmayın,teknolojide çareler tükenmez…

17.07.2010 / SANSURE HAYIR YURUYUSU / TAKSIM

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.